Kişisel Gelişim · Aralık 23, 2020 0

Hobi Nasıl Bulunur?


Merhaba değerli okuyucum. Nasılsın, keyifler yerindedir umarım? Bu makaledeki konumuz hobiler. Hobi bulmak konusunda hiç sorun yaşadın mı? Eh boş ver gitsin bu makaleyi bitirdikten sonra ne sorun kalacak ne de yaşayabileceğin potansiyel keyifli vakitler boşa gitmiş olacak. Ama her şeyden önce söylemeliyim ki sen araştırmadan bu iş olmaz . Senin araştırıp bir şeyler bulman yani istekli olman gerekiyor.

Bu dünyaya bir kez geldiğimizin farkındayız. Bu da demek oluyor ki asla şansa bırakılmayacak, asla boş bir saniye harcanmayacak bir dünyaya sahibiz. Tabii ki herkes bu fırsatı başka yönlerden ele alır ve başka şekilde inceler. Kimimiz kendini bir şeye adar, kimimiz çocuklarına, kimimiz “Star Wars” figürleri koleksiyonuna kimimiz ise kendine zevk verecek her şeye. Yani demek istiyorum ki insan bu bir seferlik şansında kendisini mutlu edecek bir şeyler arar. Ve nihayetinde bulup o uğraş ile vaktini değerlendirir. Bazı kişiler daha uçlarda yaşamayı ister daha uçlara çıkmayı ister. Yamaç paraşütü yapar, uçaktan atlar, Dubai semalarında sırtına takmış olduğu jet motoruyla gezer. Fakat bu tiplerin tam zıttı da vardır. Örneğin bu zıt dediğim kişiler daha sakinlik ve dinginlik verecek sanat dallarıyla ilgilenir. Şarap tadar, yöresel peynirleri, ekmekleri, yağları tadacağı seyahati için planlar oluşturur. İsviçre’de gezmek istediği köylerin, Fransa’da yemek istediği tatlıların listesini çıkarır. Benim genelde ikinci kategoriye dâhil olduğum söylenebilir. Biraz daha entel, havadaki koku notalarını yakalamaya çalışan fularlı bey gibi bir izlenim oldu böyle anlatınca ama öyle değilim aslında. Her neyse asıl konumuz olan hobi nasıl bulunura geri dönelim. Size iki farklı zevk alma köşesini anlattım. Makaleyi bitirdikten sonra tek başvuracağınız kısım yaratıcılığınız ve hangi şeyden zevk alacağınız olması lazım. Ben sadece elimdeki küçük fenerin ışığıyla karanlıklara pamuksu beyazlıklar katabilirim. Fakat o beyazlıkları aydınlığa çevirip kendinize değer katmak sizin elinizde. O halde maddelerimizi sıralamaya başlayabiliriz.  


1. Hobi Kavramı Nedir?

Ülkemizde gerek maddi gerek ailevi toplumsal konulardan dolayı hobi kavramı sadece futbol ve örgü ile sınırlı. Bu da genelde toplumun istekleri yüzünden kişisel isteğe evirilmiş durumlar. Özellikle 1970-1990 arasındaki nesil bu durumda. Aralarında ufak tefek zevkli bir hayat için çabalayan kendini eğlendirebilen, bir zevke sahip olan, herkesten ayrılabilen bir beceriye sahip olan insanlar bulunuyor. Ama dediğim gibi eser miktarda. Buna karşın yeni nesillerde (yeni nesillerden kastım 1991-2005 arası) hobiye sahip olma ve hayattan alınan zevki olabildiğince arttırma yaygın bir şekilde bulunuyor. Sırf manzara görmek için Doğu ekspresine binmek, koy koy rahatça dünyayı gezmek için el ile yapılan karavanlar, edebiyata olan ilginin artması, kaliteli fotoğrafçılığa olan ilgi artması, çeşitli spor dallarına ve bilumum zevk veren alanlara olan merakın artması yeni neslin hayattan aldığı zevkin fazlalaştığını kanıtlıyor. Yanlış anlaşılmasın böyle bir durum olduğu için hobiye sahip olmayan 30 yaşından büyük insanları kötülemiyorum. Böyle bir durumun tek sebebi ülkemizin hayat şartları. Her şeyden önce bir hobiden zevk almak istiyorsanız o hobiye vakit ayırmanız gerekiyor. Tüm vakti çalışmakta geçen bir neslin hobiye sahip olması beklenemez. 

Böyle bir giriş yaptıktan sonra gelelim hobi kavramını iyi anlamaya. Hobi; insana zevk veren, boş vaktini değerlendirmesini sağlayan bir uğraştır. Hobi size yük olmamalıdır sizin boş vaktinizi en zevkli şekilde geçireceğiniz bir aktivitedir. İyi güzel ben bu uğraşı sürekli hale getireceğim ve hobim haline getireceğim denilen ve bir süre sonra vazgeçilen uğraşların kilit noktası da budur. Hobiyi bir yük haline getirmektir. Sezon içinde izleyeceğiniz bir Formula 1 yarışı sizin işlerinizle çakışıyorsa siz bu hobiye devam edemezsiniz. Bu yüzden bir sorun olduğunda önce size yük oluyor mu olmuyor mu, boş vakitlerinizde mi yapıyorsunuz yoksa tüm hayatınızı ona mı adadınız bu gibi sorular kendinize sorup kendinizi test etmelisiniz. Eğer kendinizi bir denetim sistemiyle kontrol altına almazsanız bir yerden sonra zevkten çok nefrete dönebilir. Bu yüzden ilk madde olarak kavramı iyi bir şekilde kavramayı yazdım. O halde devam edelim. 


2. Zevklerimizi Tanıyalım.

İyi güzel hobi nedir bunu anladık. Yapmamamız gereken temel bir yanlışı yani hobiyi işlerimizin önüne geçirmememiz gerektiğini ve yük haline getirmemeyi de anladık. O zaman zevklerimizi nasıl daha iyi tanıyabiliriz bunu size kendi perspektifimden anlatmaya çalışacağım. Yapabileceğiniz en basit ve ilk şey geçmişe bakmak olmalı. Ya ben şu şeyi yapmıştım ve gerçekten çok eğlenceli vakit geçirmiştim dediğiniz bir işi yakalayıp, cımbızla çekip hobi haline getirebilirsiniz. Mesela misafirliğe gittiğiniz bir yerde izlediğiniz tenis maçı çok hoşunuza gitmiş olabilir. Fakat günlük hayat telaşıyla onu unutup silinenler klasörüne kaldırmış ya da ertelenenler klasörüne itmiş olabilirsiniz. Maalesef benim ertelenenler klasörüm çok dolu. Tenis örneği de bir kafede izleyip de hoşuma gitmiş olan tenis maçı sayesinde aklıma geldi. Bu gibi durumları o silinenler klasöründe yapacağınız ufak hatırlama çalışmaları ile yakalayıp çıkartırsanız gayet hoşunuza gidebilecek bir uğraş bulabilirsiniz. Bulacağınız bu zevk verici uğraş bir seyahat de olabilir, bir oyun da olabilir bir spor da olabilir tek yapmanız gereken zevk aldığınız fakat unuttuğunuz şeylere bir daha göz atmak.

Tamam, göz attım ve kitap okumaktan çok hoşlandığımı hatırladım peki şimdi ne yapacağım? İkinci adımımızda iste yapmanız gereken hoşlanmış olduğunuz o uğraşı günlük hayatınıza enjekte etmek. Mesela her gece uyumadan önce mutlaka bir miktar kitap okumak. Ya da günümüzde toplu taşıma pek tercih edilmemesine rağmen ileriki zamanlarda toplu taşımada kitap okuyabilir ya da sesli kitap dinleyebilirsiniz. Nihayetinde zevkimizin farkına varmış ve bunu hayatımıza enjekte etmiş oluyoruz. Örneğin şuan yazmakta olduğum blog tamamen zevk alarak yazdığım ve mutlu bir vakit geçirip beynimi boşalttığım bir alan. Siz de boş vakitlerinizde kafanızı boşaltacağınız ve eğlenceli vakitler geçireceğiniz bir alan oluşturmak elinizde. Biraz çaba biraz bu yönde düşünme ile gayet kolay bir şekilde kendiniz için bu ortamı sağlayabilirsiniz. Kafanızı boşaltacağınız ortamı oluşturduktan sonra, önceden stres yaptığınız şeyleri artık stres yapmamaya, önceden günlerce düşündüğünüz şeyi artık beş dakika bile düşünmemeye başladığınızı fark edeceksiniz. Kafaya takmamakla alakalı bir makale daha yazacağım eğer sen bunu okuyorken tıkla buraya diye link koymamışsam daha yazmamışımdım demektir. Hobi bulmak yeni uğraşlar edinmek de kafaya takma hastalığını bırakmadaki en iyi yöntemlerden birisidir. Her neyse diğer maddemize geçelim.

3. Hayattan zevk alamıyorsan…

Bu madde hayattan zevk alamayan çilekeşlere gelsin. Sizi çok iyi anlıyorum ah o kalpteki yaralar. Eğer üstte yazdıklarımı okumuş ve hayattan zevk almadığınızı fark ettiyseniz durum vahim arkadaşlar. Ruhunuz sevilmeye aç bir köpek gibidir onu her zaman eğlence ile doyurmanız gerekiyor. Eğer size zevk verecek sizi eğlendirecek hiçbir şey aklınıza gelmiyorsa burada ben size yardım etmek için varım. Yaklaşık 4 yıl önce hiçbir hobiye sahip olmayan sizin gibi çilekeş birisiydim. Bilmiyorum belki ergenliğin etkisidir ama durum böyleydi. Fakat 3 sene önce çok tuhaf bir şey oldu. Film izlemeye başladım. Benim ilk hobim diyebileceğim alan film ve dizi yani sinema alanıdır. Merak ettim daha fazla izledim yönetmenlerin yorumlarını anlamaya başladım derken o da ne? Saatler. Mert Kalafat diye bir Youtube kanalı var saatleri hobi edinmiş hatta hayatının merkezine koymuş bir adamın kanalı. Ben ilk oradan saatlerin mekanizmalarını tanıdım saatlerle ilgili özellikleri tanıdım ve bir yerden sonra saatler benim de hobim oldu. Ve kişisel gelişim aşamalarımda çok önemli bir nokta olarak centilmen olmayı savunan birisiydi Mert Kalafat. Yaklaşık 1 ay boyunca saat, dolma kalem, centilmenlik, takım elbise gibi konulara çok fazla kafa yordum çok fazla araştırmalar yaptım ve 1-2 ay sonra başka bir şey hobim oldu. Ondan 1-2 ay sonra da başka bir şey hobim oldu istemsiz bir biçimde önüme gelen her merak unsurunu hobim haline getirip kendime bir şeyler kattım. Yani siz çilekeş dostlarıma tek önerim şu olacaktır ki merak edin. Gerçekten bir sorundan kurtulmak çok basitleşecek bu sayede. Ailen kavga mı ediyor git Fransız pastacılığı hakkında araştırma yap git Japon mutfağı hakkında araştırma yap ama bir yerden başla. Bu bir yer sana en alakasız yer bile olabilir ama başla.

Dilim döndüğünce bakış açımı anlatmaya çalıştım size arkadaşlar. Umarım yararlı ve keyifli bir yazı olmuştur. Ben bu yazıları yazarken çok keyif alıyorum umuyorum ki siz de keyif alıyorsunuz. Özete gelecek olursak arkadaşlar merak etmeyi öğrenin ve kendinizi eğlendirin. Ruhunuz eğlenmeye, stresini boşaltmaya muhtaç.