16 Aralık, 2020 #Fotoğrafçılık

Yeni Nesil Fotoğrafçılık ve Etkileri

Yeni nesil fotoğrafçılık

Fotoğraf çekmeyi sever misiniz? Eminim ki hepimizin cevabı evet tabii ki de seviyorum olacaktır. Aslında bir düşündükten sonra bu fotoğraf işi ne kadar da hayatımıza homojen bir şekilde karışmış olduğunu fark edebiliriz. Ben buna yeni nesil fotoğrafçılık diyorum. Bir ele sığacak cam, demir ya da plastikten oluşan telefon denen bu aletler ile hayatımızın her karesini ölümsüzleştirip kayıt altına alabiliyoruz. Bu aletlerin bize verdiği onlarca kolaylık var. Örneğin kendi fotoğrafımızı kendimizi görebiliyorken çekmek. Bir manzara fotoğrafını kilolarca ekipman ve fotoğraf makinesi taşımadan çekebilmek. Ziyaret ettiğimiz bir sanat galerisindeki resimlerin, heykellerin fotoğrafını çekmek ya da yattığımız şezlongda elimizdeki kokteylin fotoğrafını çekmek. Günümüzde ne kadar da kolaylaştı değil mi bu eylemler.


Aslında geçmişe bakarsak bir fotoğraf için koca makinelere, uzun sürelere, emek ve teknik bilgilere ihtiyaç duyulduğunu görebiliriz. Kullanılacak filmleri özenle renk ya da asa gibi değişkenlerle seçip, analog makinenin yuvasına koyup dikkatle makaraya sarmak, her deklanşöre bastığınızda bir pozunuzun daha bittiğini bilmek, film tamamen bitince de Sirkeci’deki fotoğraf laboratuvarlarına gidip filmleri yıkatıp çıktı aldırmak. Ne kadar da uğraştırıcı ve teknik bilgi isteyen bir işlem değil mi. Fakat zamanla birlikte gelişen teknoloji sayesinde bu iş bir adet cam parçadan oluşan ekranın ortasına dokunup odakladıktan sonra biraz aşağıdaki beyaz düğmeye dokunup galeriye girmek kadar kolay.


Günümüzde neden böyle bir fotoğraf ilgisi ve bağımlılığının bulunduğunu merak ediyorsanız, yıllardır yapılan dijital anlamda teknolojik yeniliğin ve gelişimin sonucu olduğu aşikâr. Bu kadar kolaylaşmayı ve profesyonellerin hakimiyeti altına aldığı fotoğrafçılık sektörünü, son kullanıcının tüketimine sunmayı sadece dijital alandaki gelişmeler sağlamadı tabii ki de. Bunu yanında optiklerin ve sensörlerin (optik ve sensör nedir sen onu anlat önce diyorsanız buraya tıklayın ve “Fotoğraf Makinesi Nasıl Çalışır” adlı makalemi okuyun) çok fazla küçülmesi ile telefonlara sığması, fotoğrafları görmek için taratıp bastırmak yerine çektiğimiz anda direkt ekrana gelmesi gibi birçok yenilik günümüzdeki bu meraka zemin hazırladı.


Analog fotoğrafçılık hakkında hiç bilginiz yoksa “Ne yani fotoğrafı çekiyoruz ve 1 saniye sonra o fotoğrafı göremiyor muyuz ne kadar saçma” diye düşünebilirsiniz. Fakat fotoğrafçılığın evriminde gelinen günümüzdeki noktanın normalleri, geçmişteki normallerden çok daha farklı. Bunun yanı sıra sosyal medyanın, özellikle İnstagram ve Facebook’un da çıkması ve akıllı telefona sahip herkese yayılması ile birlikte değişip hayatımıza nüfuz eden bazı durumlar oldu. Bunlara örnek vermek gerekirse; sipariş edilen yemekler yenmeden, hazırlanan sofralar bozulmadan, buluşulan arkadaşa selam vermeden telefonlar cepten çıkmaya ve kamera ikonuna dokunmaya, yarım saniyelik gülüşler yapıp, yüzümüzün şeklini daha pürüzsüz hale getiren filtreleri uygulama gibi bir duruma gelindi.


Kötü Yönleri

Fotoğrafın bu kadar kolaylaşıp ucuzlaşması ve herkesin eline düşmesiyle bazı sorunlar da oluştu tabii ki de. Aşağıda tane tane inceleyeceğim fakat kısa bir özetini geçeyim yeni nesil fotoğrafın zararlı etkilerini. Bunların başında duygulardan uzaklaşma ve sektöre verdiği zarar bulunuyor. Ardından da insanların “Anı” olayını unutup “Beğeni sayısı” olayını tercih etmesi bulunuyor. O zaman madde madde görelim bakalım benim perspektifimden yeni nesil fotoğrafçılığın zararlarını.


1. Duyguların Kaybolması

Bu sorunların başında belki de en önemli şey olan bir sanat yaptığını hissettiren analog his yani işin duygusu kayboldu. Yukarıda da bahsettiğim gibi o yuvaya film koymak, film yapısında oluşan grenler o doku ve dijitalleşmemiş renkler bile ayrı bir zevk benim için. Bir fotoğrafa bakarken 10 saniye bakıp bir önceki daha güzeldi diye değil dakikalarca bakıp ayrıntıları görmekti bu işin duygusu. Fakat günümüzde bu duygudan eser yok. Özellikle telefonların küçük sensörleriyle çekilmiş yüksek kontrastlı ve yüksek doygunluk içeren resimler, göz yırtılmasının verdiği acı duygusundan başka bir duygu hissettirmiyor. Tamamen dijitalleşmiş işleri, hiçbir anlam çerçevesine dahil edilmeden rastgele çekilen fotoğrafların ve tek amacın beğeni almak olduğu günümüz fotoğraf sektörü, zevkten ve duygulardan uzak bir şekilde ilerlemeye çalışıyor. Bu durumun da sonucu olarak fotoğrafçılık sektörü ayaklar altına alınması gibi bir durumu görüyoruz.


2. Sektöre Verdiği Zarar

Profesyonel markalar ve şirketler bu işin ne kadar önemli olduğunun farkında fakat küçük işletmeler “ne olacak sanki telefon da aynı fotoğrafı çekiyor” deyip profesyonel işinden anlayan fotoğrafçılara ücret ödemekten kaçınıyorlar. Bunun sonucunda da kötü bir iş çıkıyor ortaya. Bir profesyonelin gözüyle hazırlanmış ışık tasarımından arka plan dekoruna kadar çok fazla etmenin bir araya gelmesi sonucunda kaliteli, dikkat çeken ve gören kişide bir estetik zevk oluşturan işler ortaya çıkıyor. Ama dediğim gibi fotoğrafın bu kadar kolaylaşması ile birlikte küçük işletme sahipleri bu
estetiği kendileri yakalayabileceklerini zannedip ne olduğu belirsiz fotoğraflar ortaya çıkartabiliyorlar. Buna çok güzel bir anım da var. Fotoğrafçılıkla uğraşan kişiler odaklanarak kurulmuş bir sosyal
medya platformunda bir fotoğrafçı ile tanışmıştım. Sohbet ederken o da bana bu konudan ve başına geldiklerinden bahsetmişti. Bir özel diş doktoru için çekimler yaptıktan sonra o diş doktorunun “bunu ben de çekerim.” deyip sözleşmesini iptal etmek istediğini anlatmıştı. Mantıken evet aynı fotoğrafı çekebilirsiniz fakat bir profesyonelin bilgisi işin içine karışınca o iş bambaşka bir seviyeye çıkıyor bunu göz ardı etmemek gerek hiçbir zaman.


3. Anılar Yerine Beğenilerin Gelmesi

Ek olarak eskiden kişisel fotoğrafçılık bir anı kalsın ya da eşe dosta gösterecek bir fotoğrafımız olsun diye yapılan bir eylemdi. Fakat günümüzde bu “Anı” değeri de biraz kayıp olmuş durumda. Ben bunun tek suçlusunu sosyal medya olarak görüyorum. Çünkü o beğeni butonunun
yanındaki sayaç insanların hep daha fazlasına sahip olma daha fazla beğenilme ve daha fazla ünlü olma isteklerini tetikliyor. Eee durum böyle olunca bir anıya sahip olmak, ileride dönüp bakınca geçmişi hatırlamak için değil tamamen ilgi çekmek için çekilmiş kahve + kitap gibi fotoğraflar çıkıyor ortaya. Bu konuyla bağlantılı olarak da ticari zekâsı yüksek işletmeciler de çok fazla dekora ve ilgi çekici tasarımlara sahip göz yoran kafeler açıyor, bir kahveye 20 lira isteyebiliyorlar. Oraya giden
kişiler de kendisinin egosunu tatmin etmek için de kahveyi umursamadan direkt fotoğraf çekip sosyal medya hesabına yüklemeye, ardından da beğeniler için gelen bildirimleri silmenin verdiği küçük dopamin bombalarının zevkini yaşamaya çalışıyorlar. Tamamen bilinçsiz bir şekilde duygulardan uzak, bağımlılığa çok yakın bir eylem olduğundan şüphem yok.


İyi Yönleri

Yeni nesil kolaylaşan fotoğrafçılığın tamamen kötü olduğunu söylemek de yanlış olur. Aradaki gri tonları iyi ayırt edebilmek lazım. Bazı olumlu yönlerini söylemiş olmak gerekirse şunları söylemek doğru olur: fotoğrafçılığı çok kolaylaştı ve konforlu hale geldi, yeni merak salanlar için ucuz bir hobi oldu ve fotoğrafların arşivlenmesi kolaylaştı.

1. Makine Boyutunun Küçülmesi

Evet kötü yanları var yeni nesil fotoğrafçılığın fakat kim gittiği gezide yanında ağır bir aygıt taşımak ister ki. Bence en büyük olumlu yanı bu. Yani hayatımızın fotoğraf işleri anlamında daha kolay ve konforlu hale gelmesi.


2. Fotoğraf Maliyetinin Düşmesi

Bunun yanında fotoğrafa merak salanlar ceplerini yoracak makineler almak, bittikçe yenisi alınacak filmler almak, laboratuvar ücretleri ve dahası yerine herkesin sahip olduğu telefonlar ile başlayıp temel şeyleri pratik edebilir. Tek yapılması gereken işin teknik kısımlarını araştırıp güzelce öğrenmek ve yaratıcı bir göz oluşturmak için çabalamak.


3. Fotoğraf Arşivlemenin Kolaylaşması

Yeni nesil fotoğrafçılığın katmış olduğu önemli bir artı tabii ki de bu. Bu özelliklerinin yan ısıra fotoğraf taşınması da çok kolaylaştı. Eskiden ya sayfalarca plastik poşete sahip albümlerde fotoğraflar saklanırdı, ya da çerçeveletip duvara asılırdır. Fakat günümüzde depolama kapasitesine
bağlı olmakla birlikte normal bir telefona 25.000’e yakın fotoğraf sığabiliyor. Bunlar da yeni nesil fotoğrafçılığın bize kattığı konforlar ve kolaylıkların aklıma geldiği kadarıydı.


Özetle yeni nesil fotoğrafçılık bu işin duygu kısmını cebimizden alıp kolaylık ve konfor verdi. Umarım ileride daha fazla zevk alabileceğimiz teknolojik gelişmeler olur ve fotoğrafı bir ilgisi ya da hobisi haline getirenler için daha tatminkâr bir uğraş olur bu fotoğraf işi.

0 Comments on Yeni Nesil Fotoğrafçılık ve Etkileri

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You Might Be Interested In