14 Aralık, 2020 #Fotoğrafçılık

Fotoğraf Makinesi Nasıl Çalışır?

analogue aperture blur business

Fotoğraf makinesi nasıl fotoğraf çeker hiç düşündünüz mü? Buralara girip bilgiye aç beyninizi doyurmak istiyorsanız tabii ki de düşündünüz. Aslında bu sorunun yani fotoğraf makinesinin çalışma prensibi sorusunun cevabı baya karışık ve detaylara inince kaybolunabilecek tipten bir soru. Tam da burada ben devreye giriyorum ve sizin için bu okuması zevkli makalede her şeyi basitçe anlatıyorum. Tam bir bilgi hapı içmiş gibi hissedeceksiniz makaleyi okumayı bitirince.  


Fotoğraf ihtiyacının insanlar arasında yaygınlaşması ile birlikte makine sektörü de paralel olarak gelişti. İnsanların devlet işlerinde fotoğraf kullanması ne kadar önemli ve ihtiyaç duyulan bir hizmet olduğunu gösteren ve yaygınlaşmasına vesile olan etkenlerden birisi. Bunun yanı sıra yaşadığımız anı kayıt altına alıp ileride bir dönüp bakmak için de kullanıldı fotoğraflar. Orta çağdaki bir insan gözünden bakarsak ne kadar büyük bir lüks bu değil mi? Uluslararası bir özel belgeyi de kayıt altına aldı bu fotoğraf makineleri, Kumburgaz’da alevli şortla yüzen enişteyi de kayıt altına aldı. Peki bu kadar geniş bir skalada kullanılan fotoğraf makinesi nasıl çalışır.  Hadi basitçe bu güzel konuya başlayalım.


Öncelikle fotoğraf makineleri ikiye ayrılmaktadır. Aslında daha fazla çeşide ayrılır fakat son kullanıcıya en çok etki eden ve fotoğraf makinesi genince akla gelen 2 çeşit olduğu için bu 2 çeşidi inceleyeceğim. Bunlardan ilki analog diye de bilinen “Single Lens Reflex” Türkçesi ise tek lensli ve filmli makinedir. Diğeri ise “Dijital Single Lens Reflex” denen dijital makinelerdir.



Aralarında birçok fark var fakat en temel fark olarak ışık birisinde gümüş nitrat partikül içeren, yarı plastik olan fiziksel bir film yüzeyine düşer; diğerinde ise ışığın miktarını ölçebilen dijital sensörün üzerine düşer. İkisinin bir gövdeye sahip olma gibi temel ortak özellikleri var ve ben hiç böyle gereksiz şeylere girmeden direkt olarak işin teknik kısımlarını basitleştirerek anlatacağım. Kullanıcılara en yaygın olarak ulaşan makine tipi analog “Single Lens Reflex” makine olduğu için bu makineden anlatmaya başlamak daha iyi olacaktır. Fakat fotoğraf makinelerinin geçmişi daha eskiye dayanıyor. Eğer fotoğraf makinelerinin geçmişini de merak ediyorsanız ileride yayınlayacağım “Fotoğraf’ın Geçmişi” isimli makalemi okuyabilirsiniz. O hadle analog makinelerden, parçalarından ve çalışma prensibini anlatmaya başlayalım. 


Analog Fotoğraf Makinesi

Single Lens Reflex yani Analog Makine 

Öncelikle “neden bu tip için bu isim kullanılmış?” derseniz cevabım tek bir adet değiştirebilir lensten oluştuğu için bu isim kullanıldı olacak. Evet o “The Crown’da” gördüğünüz birden çok lense sahip olan makineler “Single Lens Reflex” kategorisine dahil olmuyor. Her neyse biraz teknik kısımlarına girip ışığın serüvenine bakalım.

Lens (Objektif)

Lens, Türkçe ismiyle objektif nedir? Bu makine tipine adını veren, ışığın makine üzerinde ilk temas ettiği, ışığı makinenin içine toplaması için kullanılan (benim insan ağzına benzettiğim), gövdeden dışa doğru uzayıp içerisinde birden fazla optik camın bulunduğu bir parçadır. Bu lensin amacı objeden yansıyan ışığı toplayıp bir yere odaklamaktır. Cam parçaların içinden geçen ışık optik oynamalar sonucunda bir uzaklığa odaklanır ve odak dışında kalan yerler bulanık şekilde gözükür. Bu yüzden daha uzağı odaklayabilen zoom lensleri ya da çok yakını odaklayabilen makro lensleri gibi birçok modeli bulunmakta. Burada toplanan ve içeriye doğru yansıyan ışığın bir sonraki durağı ise aynadır. Hadi bakalım ayna ne işe yarıyormuş.

Objektif

  Ayna ve Vizör

Objektifimizin bizim için fedakarlıklar yaparak topladığı ışık 45 derecelik bir aynaya çarparak prizma bir parçaya yansır. Peki gövdenin içinde neden bir ayna var? Bu parçanın bize sağladığı yarar çekmek istediğimiz yeri vizöre bakıp görmek. 45 derecelik aynadan yukarıdaki prizmaya yansıyan ışık 2-3 kez daha yansıdıktan sonra vizöre gelir ve bu sayede fotoğrafı çekmeden önce vizörden görebiliriz. Burada bir ekleme yapmak istiyorum. The Crown’daki birden çok lense sahip olan makinelerden bahsetmiştim ya o kameraların birden çok lense sahip olmasının özelliği de böyle bir ayna mekanizmasına sahip olmamalarından dolayı. Bir lens ışığı direkt filme yansıtırken bir diğer lens de fotoğrafçının ne çektiğini görmesine yarıyor. Yani o fotoğraf makinelerindeki burun gibi dışa çıkan klasik tasarımın içinde bir ayna prizması bulunuyor. Fakat ayna mekanizmasının bazı olumsuz tarafları da bulunuyor. Bu olumsuz taraflardan biraz sıyrılmak için son zamanlarda daha da çok gelişen “Aynasız Fotoğraf Makinesi” lafını da belki duymuşsunuzdur. O tip fotoğraf makinelerinde de tek değişen şey ayna mekanizmasının kalkması ve vizör kısmına bir ekran gelmesidir. Bu ekranın da olumsuz yönleri var fakat uzatmaya gerek yok daha sonra bahsederim. O zaman ayna mekanizmasının olumsuz yönlerinden tane tane bahsedeyim.  

  • Ses

Gelen ışığın aynadan geçip örtücüye düşmesi için (az sonra anlatacağım parça) aynanın kalkması gerek. Ve ayna kalkarken bir ses çıkartıyor. Hepimizin bildiği objektife basarken zevk veren o güzel ses aynadan çıkıyor yani. Fakat bu sesi duymak istenmediği bazı durumlar olduğu için aynanın kalkma sesi pek istenmiyor. Bunlara örnek vermek gerekirse doğa fotoğrafçılarının çekmek istediği bazı hayvanların kaçmaması için hiç ses çıkartmaması gerekiyor böyle bir durumda aynasız makine kullanmak daha iyi olacaktır. Ya da mahkeme veya ciddi bir devletler arası görüşme. Bu ciddi alanlarda da eminim kimse o sesin birden fazla defa çıkmasını duymak istemez. 

  • Ağırlık ve Gövde Büyüklüğü

Ayna mekanizması haliyle ek bir parça olduğu için kameranın içince fazla bir ağırlık oluşmasına neden oluyor. Aynı zamanda makine gövdesinin büyümesine ve lensle sensör arasındaki mesafenin artmasına neden oluyor. Hele ki uzak yerleri çekeceğim bir zoom lens takayım makineme deyip dışarı çıkarsanız aynalı makineler pişman olma ihtimaliniz çok fazla artıyor. Bu yüzden aynasız makineler daha hafif oluyor ve boynunuza asıp eve döndüğünüzde “aaa makine yanımdaymış” diyebiliyorsunuz. Özellikle gittiğiniz tatillerde çok profesyonel fotoğraflar istemiyorsanız ve çekmeyecekseniz bu ağırlık farkının önemini gerçekten hissedeceksiniz. Ama şöyle bir şey de eklemek istiyorum son zamanlarda telefon kameraları çok gelişti. O yüzden tatil gibi yerlerde yanınıza makine almak yerine güzel bir telefonu da kullanmanız sizi mutlu edecektir. Sayılsa daha fazla olumsuz yön veya artı yön bulunur fakat başta dediğim gibi herkesin anlayacağı şekilde basitleştirip anlatacağım. O yüzden bu kadar yeterli. 

Fotoğraf Makinesi Aynası

Örtücü

Örtücü aynadan sonra filmin önünde bulunan bir perdedir. Bu perdenin birçok görevi bulunmakta. İlk görevi tahmin edebileceğiniz gibi ışığa çok duyarlı olan gümüş nitrat partiküllerden oluşan filme ışık sızmasını önlemek. Eğer bu perde olmasaydı tüm filmler yanar ve beyaz plastiklere bakmak zorunda olurduk. İkinci diğer özelliği ise filmin üzerine düşecek ışık miktarını belirlemek. Eğer çok parlak bir şeyi görüntüleyeceksek filme düşen ışık miktarını azaltmamız gerekir. Ama karanlık bir ortamdaysak da örtücüye düşen ışığı arttırmamız gerekir. Bu ayar mekanizmasına da örtücü denen perde vesile olur. Makinelerde göreceğiniz ayar ismi ise genellikle kullanılan ismi de “Shutter Speed’dir”.  Örtücünün açılıp kapanma hızını ayarlayarak filme düşen ışık miktarını belirleyerek düzgün çıkacak şekilde ayarlayabilirsiniz.


Film

Evet bir ışık olarak durağın sonuna geldik. Son durak ışığa duyarlı plastik film. Bu film aslında bir kimyasal plastik. Alt katmanda olan plastiğin üzerinde çok küçük toz diyebileceğiniz partiküller şeklinde çeşitli gümüşler bulunmaktadır. Bunların moleküllerine girecek kadar abartmaya gerek yok. Yarı plastik bir film üzerinde ışık görünce değişen gümüşlerin olduğunu bilmeniz yeterli. Birçok boyut, renk aralığı, asa denen ışığa duyarlılık ayarı gibi değişkenlerle üretilmiş çeşitli filmler bulunmakta. Bu filmler arasında yapacağınız seçim tamamen nerede çekim yapacağınız, nasıl renklerde bir fotoğraf istediğiniz yada hangi kalitede bir fotoğraf istediğinizle alakalı.

Film

Ben aslında dijital kamerayla çekilmiş pürüzsüz çok keskin fotoğraflar yerine, analog filmli makineyle çekilmiş grenli fotoğrafları çok daha fazla seviyorum. Çünkü fotoğrafın fiziksel bir şey olduğunu çok iyi hissediyorsunuz. Biraz daha duygularınıza hitap ediyor. Anlatacak çok daha fazla parça vardır fakat temel olarak analog fotoğraf nasıl çekilir öğrendiniz. Şimdi ise dijital fotoğraf makinesinin fotoğrafı nasıl çektiğini anlatıp makalemizin sonuna gelelim.  


Dijital Single Lens Reflex Fotoğraf Makinesi

Bu fotoğraf makinesi de neredeyse bire bir aynıdır SLR fotoğraf makineleriyle. Fakat en büyük farkı, SLR fotoğraf makinelerin film üzerine ışığı düşürüp fiziksel olarak görüntüyü kayıt etmesi, DSLR fotoğraf makinelerin de ışığın dijital ölçümünü yapabilen sensörünüzerine düşüp dijital kodların hafıza kartına kayıt edilmesidir. Objektif, ayna, vizör ve örtücü aynı şekiilde DSLR fotoğraf makinelerinde de bulunmakta. Filmlerin değişik boyutları plduğu gibi sensörlerin de değişik boyutları bulunur. Fakat söylediğim gibi bunlara başka makalelerde değeceğim çünkü basit bir fotoğraf makinesi tanıma makalesi olmasını istedim ilk makalenin.  


Evet sonuç olarak her şeyden önce fotoğraf makinesini ve fotoğraf makinesinin çalışma prensiplerini basitçe hereksin anlayacağı şekilde anlatmak istedim. Bundan sonraki makalelere daha detaylı bilgiler paylaşacağım.  

0 Comments on Fotoğraf Makinesi Nasıl Çalışır?

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You Might Be Interested In